Ergenekon Davası 2007 - 2008
Ergenekon Davası Özeti
12 Haziran 2007’de düğmeye basılan Ergenekon Operasyonu kapsamında şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmakla suçlanan tutuklu ve tutuksuz sanıklar 1 yıl 4 ay 8 gün sonra hakim karşısına çıkıyor.
Davanın ilk duruşması 20 Ekim 2008 tarihinde Silivri Cezaevi içindeki adliyede yapıldı.
Ergenekon davası, 12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul'un Ümraniye ilçesinin Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyelerin bulunmasıyla başlayıp zamanla genişleyen soruşturma neticesinde, aralarında Zekeriya Öz'ün de bulunduğu üç İstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamenin kabulüyle başlayan davadır. [1][2][3] Ergenekon isminin, örgüt üyesi olduğu iddia edilen kişilerin kendilerinin verdikleri bir isim [4] olduğu için savcılar tarafından da kullanıldığı ifade edilmiştir. [5]
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 58'i tutuklu, 150'den fazla şüpheli hakkında; [düzeltme: 46 tutuklu, 40 tutuksuz, 86 sanık mahkemeye çıkacak] silahlı terör örgütü kurmak, hükümeti devirmek, hükümeti görev yapamaz hale getirmek, terör örgütü kurmak ve yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı isyana tahrik, patlayıcı madde bulundurmak atmak ve bu suçlara azmettirmek, Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak ve 17 Mayıs 2006'daki Danıştay saldırısına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek, askeri itaatsizliğe teşvik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik gibi suçlarından kamu davası açıldı.
Soruşturmayı yürüten 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenmiş olup, yetkili savcı tarafından onaylandıktan sonra İstanbul 13 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi'ne 14 Temmuz 2008 tarihinde iletilmiştir. [6] Soruşturma dahilinde pek çok gözaltı, tutuklama ve arama gerçekleştirilmiş; bazı kesimler, bu operasyonların biçimine ve zamanına ilişkin eleştirilerde bulunmuştur.
Davanın ilk duruşması 20 Ekim 2008 tarihinde Silivri Cezaevi içindeki adliyede yapılacak.
***
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 46'si tutuklu 86 şüpheli hakkında hazırlanan 441 klasör, 2455 sayfadan ve oluşan Ergenekon İddianamesi ile ilgili incelemesini 25 Temmuz 2008 Cuma günü tamamlayarak iddianamenin kabulüne karar verdi. Mahkeme ayrıca dava ile ilgili tutuklananların farklı infaz ve tutukevlerinde bulunmalarını dikkate alarak, bütün tutuklu sanıkların Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ne nakledilmesine ve davanın tutuklu sanıklarının tutukluluk hallerinin de otuzar günlük sürelerle tekrar incelenmesine karar verdi.
Kabul edilen iddianamede 1 Temmuz 2008 ve daha sonraki gözaltılarda sonra tutuklanan ve aralarında Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un da bulunduğu şüpheliler ile ilgili iddialar yer almıyor. Bu şüpheliler ile ilgili ek bir iddianame hazırlanıyor.
Savcılık iddianamesinde örgütün yöneticileri olarak gösterilen Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu, İşçi Partisi genel başkanı Doğu Perinçek, Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve Türk Ortodoks Patrikhanesi basın sözcüsü Sevgi Erenerol Türk Ceza Kanununa göre yalnız kendi işlediği suçlardan değil örgütün gerçekleştirdiği bütün eylemlerden yargılanacaklar.
İddianamede Ergenekon örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ıskata teşebbüs, darbe ortamı hazırlamak amacıyla halkı Türkiye cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik, devlete ait gizli bilgi ve belgelerin elegeçirilip amacı dışında kullanılması, kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçlarının yanı sıra 5, 10 ve 11 Mayıs 2006 tarihlerindeki Şişli'de bulunan Cumhuriyet Gazetesi merkezine el bombası atılması, 17 Mayıs 2006 günü Danıştay 2. Dairesine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesi ve 2 üyenin yaralanması eylemlerini gerçekleştirdiği iddia edilmiştir. [7]
İşçi Partisi Ankara Genel Merkez binasında yapılan aramada ele geçirilen bir CD'nin yapılan incelemesinde "YARGITAY" isimli PDF dosyasında binanın bölümlerini gösterir şekiller olan elle çizilmiş basit bir kroki bulunmuş ve Yargıtay görevlilerine suikast hazırlığı yapıldığı iddia edilmiştir.
İddianamede ayrıca, Ergenekon örgütününü 2005 yılında dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a suikast hazırlığı yapıldığı ve Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru Nobel Edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı Osman Baydemir, DTP genel başkanı Ahmet Türk ve milletvekili Sebahat Tuncel'e suikast planladığı ve bu saldırının hazırlığı yapıldığı iddia edilmiştir. [8]
Davada tutuklu olarak yargılanacak 70 sanık arasında Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon , İP Genel Sekreteri Nusret Senem, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın sözcüsü Sevgi Erenerol, Avukat Kemal Kerinçsiz, Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ, Emekli Binbaşı Fikret Emek , Emekli Astsubay Oktay Yıldırım, Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Yazar Ergün Poyraz, , Susurluk davası hükümlüsü Sami Hoştan , Doç. Dr. Emin Gürses , Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever de bulunuyor.
Aralarında Orgeneral Şener Eruygur, Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, çete lideri Sedat Peker, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu, Ankara Ticaret Odası başkanı Sinan Aygün, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Kanaltürk'ün eski sahibi Tuncay Özkan, yazar Erol Mütercimler, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın da bulunduğu 100'e yakın kişi tutuksuz yargılanacak.
2 Mart 2001 - Tuncay Güney
dolandırıcılık
suçundan gözaltına alındı.
Güney, bir cip alımında dolandırıldığını
iddia eden Timur Büyükölmez'in 8 Şubat 2001'deki şikayetiyle başlayan
operasyon kapsamında 2 Mart 2001'de yakalanarak tutuklanmış,
avukatının itirazı üzerine kefaletle serbest kalmıştı
(önce İstanbul Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü'nde
sorgulanan Güney, birkaç gün sonra Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne
teslim edildi. Güney'in ev ve ofisinde yapılan aramalarda, bugün
Ergenekon davasında kanıt olarak sunulan evraklar, iki ruhsatsız
tabanca, 36 fişek ve 115 sahte diploma ile pek çok farklı doküman
delil olarak alınıyor). Bu olayın ardından Güney ile diğer
9 sanığın "cürüm işlemek amacıyla teşekkül
oluşturmak," "sahtecilik" ve "dolandırıcılık"
suçlarından dava açılmıştı.
17 Mayıs 2006 - Danıştay 2. dairesine Alparslan Arslan silahlı saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin öldü, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye daha yaralandı. [9]
20 Mayıs 2006 - Muzaffer Tekin Danıştay saldırısı ile ilgili olarak tutuklandı. [10]
12 Haziran 2007 - 12 Haziran 2007'de bir ihbar üzerine Ümraniye'de bir gecekonduda operasyon yapıldı. 27 adet el bombası, TNT kalıpları ele geçirildi. Gecekondu sahibi ve yeğeninin ifadeleri üzerine soruşturma başlatıldı.
20 Haziran 2007 - İş adamı Kuddusi Okkır gözaltına alındı.
27 Temmuz 2007 - Araştırmacı yazar Ergün Poyraz, Oktay Yıldırım, Fikri Karadağ, Türk Ortodoks Kilisesi sözcüsü Sevgi Erenerol, Ümit Oğuztan, Avukat Kemal Kerinçsiz, Bekir Öztürk, Gazeteci yazar Güler Kömürcü, Zekeriya Öztürk, Sedat Peker, Taner Ünal, Fuat Turgut, Hüseyin Görüm, Fikret Emek, Semih Günaltay, Sami Hoştan, Ali Yasak gözaltına alındı. [11]
6 Eylül 2007 - ADD Üsküdar şubesi başkan yardımcısı Asuman Özdemir gözaltına alındı.
22 Ocak 2008 - Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve özel güvenlik görevlisi Serhat Atmaca gözaltına alındı.
21 Mart 2008 - Ergenekon soruşturmasında 5.dalga: İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Gazeteci yazar araştırmacı Adnan Akfırat, Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, [12] Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu, Öğretim görevlisi Emin Gürses, Gazeteci yazar Vedat Yenerer ve Ankara Barosu Avukatı, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem gözaltına alındı.
1 Temmuz 2008 - Ergenekon soruşturmasında 6.dalga: Emekli Jandarma Genel Komutanı, ADD Genel Başkanı Org. Şener Eruygur,Emekli 1. Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Gazeteci ve Akademisyen Erol Mütercimler, Emekli Tuğamiral İlker Güven, Emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Ercüment Ovalı, Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri, ADD eski Kadıköy Şube Başkanı Birol Başaran, Türkiye Gençlik Birliği Kurucu Başkanı(eski) Adnan Türkkan, İşçi Partisi Öncü Gençlik(Gençlik Kolları) Başkan Yardımcısı Tunç Akkoç, Emekli Albay ve ADD Kadıköy Şubesi Başkanı Coşkun Gürel gözaltına alındı. Turhan Çömez ve Levent Ersöz yurtdışına çıktıkları için yakalanamadı. [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21]
6 Temmuz 2008 - Davanın sanıklarından Kuddusi Okkır vefat etti.
7 Temmuz 2008 - 1 Temmuz'da gözaltına alınan Hasan Atilla Uğur, İbrahim Özcan, Birol Başaran, Barbaros Altıntaş, Osman Gürbüz, Kemal Aydın, Durmuş Ali Özoğlu, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve Emekli Orgeneral Şener Eruygur tutuklandı.
14 Temmuz 2008 - İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin yaptığı basın toplantısında Ergenekon davası hakkındaki savcılık iddianamesinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine iletildiğini söyledi. Başsavcı ayrıca Danıştay saldırısı, Cumhuriyet gazetesine atılan bombaların iddianamede yer verildiğini darbe günlüklerinin ise iddianamede yer almadığını bildirdi. [22] [23] [24] [25]
Başsavcı, iddianamenin hazırlanmasının gecikmesine ilişkin eleştirilere karşı şunları söyledi: “Bir bölümü tamamlanan soruşturmayla ilgili olarak basın ve yayın organlarından ve kamuoyundan en fazla eleştiri konusu olan hususlardan biri de iddianamenin düzenlenmesinin bir yılı aşan bir süreyi almasıdır. Bu konuda görevli olup iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcılarından aldığımız bilgilere göre, soruşturmanın çok kapsamlı olması ve şüpheli sayısının fazlalığı, teknik ve fiziki takipler ve aramalarda elde edilen yüz binlerce sayfa belge ve dokümanların yeni operasyonları gerektirmesi, bunların incelenmesi ve tasnifi, elde edilen belgelerle ilgili olarak yazışma yapılan kurumlardan cevapların beklenmesi, özellikle yeni CMK hükümleri gereğince iddianamenin düzenlenmesi için soruşturmaya esas teşkil eden tüm delillerin toplanmasının gerekli olması, bu belge ve delillerin değerlendirilmesinin uzun süreleri kapsaması ve nihayet 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan bir iddianamenin tanzimi ve yazılması gibi zorunlu sebeplerle davanın açılması bugüne kadar uzamıştır.”
15 Temmuz 2008 - 1 Temmuz'da gözaltına alınan Emekli Jandarma Albay Arif Doğan ve Muzaffer Öztürk tutuklandı.
23 Temmuz 2008 - Ergenekon soruşturmasında 7.dalga: İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi, İP Merkez Karar Kurulu Üyesi Uçkun Geray, Gemi Mühendisleri Odası Silifke temsilcisi, Ulusal Kanal Çalışanı Yusuf Buldu, İşçi Partisi Üyesi Ulusal Kanal Çalışanı Nuran Gökdemir, Milli Çözüm Dergisi Yayın Müdürü Ahmet Akgül ve Mevlüt Sungur gözaltına alındı. [26]
25 Temmuz 2008 - Ergenekon iddianamesi kabul edildi ve dava süreci resmen başladı.
28 Ağustos 2008 - Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün eşi Ferda Paksüt zanlı olarak ifade verdi. [27] [28] [29]
2 Eylül 2008 - Karagümrük çetesi lideri Nuri Ergin'in sekiz yıl önce Uşak cezaevinde çıkardıkları isyan sırasında çekilen ve Sabancı suikastının faili Mustafa Duyar'ı öldürme emrini kendisine Veli Küçük'ün verdiğini itiraf ettiği bir video görüntü basına yansıdı. [30] [31]
3 Eylül 2008 - Kocaeli Muharebe Hizmet Destek Eğitim ve Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi, Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunan emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Orgeneral Hurşit Tolon'u TSK adına ziyaret etti. [32] [33] [34] AK Parti ziyareti insanî bir ziyaret olarak nitelerken CHP ve MHP geç kalınmış bir ziyaret şeklinde değerlendirdi. [35]
18 Eylül 2008 - İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Hakkari illerinde eş zamanlı olarak düzenlenen 8. dalga operasyonlarında, aralarında Ülkü Ocakları eski Başkanı Levent Temiz, Sisi lakaplı Seyhan Soylu, oyuncu Nurseli İdiz ile beş teğmen ve bir askerî öğrencinin de bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı. [36] [37] [38] Gözaltına alınan 6 askeri personelden 4 teğmen ve 1 askeri öğrenci tutuklanarak Hasdal'daki askeri cezaevine gönderildi. 1 teğmen ise serbest bırakıldı. [39] Gözaltına alınan diğer 13 kişiden de 6 sı tutuklandı. [40] Böylece bu operasyonda tutuklananların sayısı 11'e yükseldi.
18 Eylül 2008 - Danıştay saldırısı davasında müebbet hapse mahkum olan Osman Yıldırım, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ilettiği 6 sayfalık mektubunda "Ergenekon, Cumhuriyet'e bomba atma işini bana, suikast işlerini de Alparslan Arslan'a, Atabeyler'e verdi" itirafında bulundu. [41] [42]
21 Eylül 2008 - İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu bulunduğu Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde düşerek beyin kanaması geçirdiği için hastane ortamında tutulan Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'un tahliyesine karar verdi. [43] Alınan bu kararın ardından Şener Eruygur'a yurtdışına çıkış yasağı konuldu. [44]
23 Eylül 2008 - Ergenekon operasyonunda 9. dalga: İstanbul, Ankara ve İzmir’de eşzamanlı yürütülen operasyonlarda aralarında Kanaltürk’ün eski sahibi, gazeteci Tuncay Özkan ve eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan Kanaltürk'ün Müdürü Kerimcan Kamal, KanalTürk eski Haber Müdürü Adnan Bulut, Biz kaç kişiyiz? hareketi'nden Evrim Baykara ve eski manken Duygu Dikmenoğlu'nun da bulunduğu 16 kişi gözaltına alındı. [45] [46] [47] [48] [49] [50]
26 Eylül 2008 - 21 Eylül 2008 tarihinde tutuklanan askeri personelden 1 teğmen ve 1 askeri öğrenci serbest bırakıldı. 3 teğmenin ise tahliye talebi reddedildi. [51]
27 Eylül 2008 - Ergenekon operasyonunun 9. dalgasında gözaltına alınan gazeteci Tuncay Özkan, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, emekli Hakim Albay Tanju Güvendiren, Aydınlık dergisi yazarı Emcet Olcaytu ve tıp doktoru Hüseyin Nazlıkul tutuklandı. [52]
5 Ekim 2008 - Ergenekon davası sebebiyle Kandıra F Tipi Cezaevi ile Tekirdağ F Tipi cezaevindeki tutuklu bulunan 36 sanık Silivri Cezaevine nakledildi. [53]
20 Ekim 2008 - Davanın ilk duruşması 20 Ekim 2008 tarihinde Silivri Cezaevi içindeki adliyede yapıldı.
27
Ekim 2008 - Tuncay Güney'in 'çete' davası Ergenekon'a bağlanabilir.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteci Tuncay Güney ile diğer
9 sanığın "çete", "sahtecilik" ve
"dolandırıcılık" suçlarından yargılandığı
davada, her iki davanın birleştirilip birleştirilmemesi
konusunu değerlendirmek için "Ergenekon" davası
iddianamesinin istenmesine karar verdi.
Ekim 27 2008 CNNTurk
10 Kasım 2008 - 2455 sayfalık iddianamenin okunması bitirilmiştir.
Kaynakça: Vikipedi
14 Temmuz 2008 - Ergenekon
iddianamesinde ismi geçen 86 şüpheli:
OKTAY YILDIRIM, MEHMET DEMİRTAŞ,
ALİ YİĞİT, MUZAFFER TEKİN, MAHMUT ÖZTÜRK, GAZİ
GÜDER, AYŞE ASUMAN ÖZDEMİR, HALİL BEHİC GÜRCİHAN,
İSMAİL YILDIZ, KEMAL ŞAHİN, MEHMET MURAT YÜCEL, FERUDUN
REFİK NUHOĞLU, HAYRULLAH MAHMUT ÖZGÜR, ERGÜN POYRAZ, BEKİR
ÖZTÜRK, FUAT ERMİŞ, TUĞRUL DERME, METE YALAZANGİL, AYDIN
YÜKSEK, MUZAFFER ŞENOCAK, FİKRET EMEK, MEHMET ZEKERİYA
ÖZTÜRK, RAFET ARSLAN, ZEKİ YURDAKUL ÇAĞMAN, TUNCAY
HACIBEKTAŞOĞLU, SAİPİR DEBZLELVİDZE, İSMAİL
EKSİK, VELİ KÜÇÜK, SEVGİ ERENEROL, MUAMMER KARABULUT, VEDAT
YENERER, GÜLER KÖMÜRCÜ, GÜLER KÖMÜRCÜ, ÜMİT OĞUZTAN,
SAMİ HOŞTAN, SEDAT PEKER, SEMİH TUFAN GÜLALTAY, ALİ
YASAK, VATAN BÖLÜKBAŞOĞLU, ORHAN TUNÇ, HABİP ÜMİT
SAYIN, EMİN GÜRSES, KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU, SERHAN BOLLUK,
DOĞU PERİNÇEK, FERİD İLSEVER, MEHMET ADNAN AKFIRAT,
HİKMET ÇİÇEK, HAYATİ ÖZCAN, İBRAHİM BENLİ,
MAHİR ÇAYAN GÖNGÜR, YUSUF TUNCER, AYDIN GERGİN, YUSUF
BEŞİRİK, İLHAN SELÇUK, KEMAL KERİNÇSİZ, FUAT
TURGUT, HAYRETTİN ERTEKİN, NUSRET SENEM, ABDULMUTTALİP TONCER,
MURAT ÖZKAN, SATILMIŞ BALKAŞ, ASİM DEMİR, ATİLLA
AKSU, MEHMET FİKRİ KARADAĞ, HÜSEYİN GÖRÜM, ERKUT ERSOY,
KAHRAMAN ŞAHİN, EROL ÖLMEZ, ABDULLAH ARAPOĞULLARI, ERDAL
İRTEN, ARİF GÖRÜM, YUSUF GÖRÜM, OĞUZ ALPASLAN
ABDULKADİR, RECEP GÖKHAM SİPAHİOĞLU, MUHAMMET YÜCE, SELİM
AKKURT, COŞKUN ÇALIK, AYHAN ÇELİK, HÜSEYİN GAZİ
OĞUZ, TANJU OKAN, YAŞAR ASLANKÖYLÜ, İHSAN GÖKTAŞ,
RASİH GÖRÜM, ALİ KUTLU, MURAT ÇAĞLAR.
NTVMSNBC Tam
Metni
Ekim 2008 - Mahkeme, Tuncay Güney'in
ifadelerini de dosyasına
koydu.
Kanada’da yaşayan Ergenekon soruşturmasında "kilit isim" Tuncay Güney’in
adı beyanlarda ve dosyada sık sık geçiyor. Mahkeme heyeti eski
gazeteci Tuncay Güney'in
televizyonlarda yayınlanan röportajlarının dava dosyasına
konmasına karar verdi. Tuncay Güney Toronto'daki sinagog olarak
lanse edilen kayıtsız dini merkezde çalışıyor
("Rabbi Daniel Levi" olarak, Jacob House Jewish
Community Center'de). Türkiye Newsweek dergisine göre, Güney, sekiz yılda üç din değiştiren (İslam'dan
Hıristiyanlığa, sonra Yahudiliğe), rabbiliği kayıtdışı,
ajan gibi davranmayı seven (gizli servislerle bağlantıları
olduğu iddia ediliyor) ama gizli servis kaynaklarının
"güvenilmez" olarak sınıflandırdığı
biri. İlginç olansa, iddianamede toplam
492 yerde adı geçen, savcıların "şüpheli firari"
olarak değerlendirdiği Güney'in, davada ne sanık ne de tanık
olması. Mahkeme, Tuncay Güney'in konumunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na
sorulmasına karar verdi.
Aralık 2008 - 4
Aralık'ta Güney hakkında “terör örgütü üyesi olmak” suçundan
soruşturma başlatıldı (ilk iddianamede ‘firari şüpheli’
olarak yeralan Güney’in, ikinci iddianamede sanık olarak yeralması
bekleniyor).
Newsweek Türkiye
Ocak 2009 - Ergenekon davasında mahkemeye yanıt gönderen Emniyet ve Jandarma, Ümraniye’de bulunan el bombalarına kadar “Ergenekon” isimli bir örgütün faaliyetine rastlamadıklarını bildirdiler (22 Ocak 2009 Ergenekon 11. dalga operasyonundan sonra: Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilen yanıtta, “2001 yılındaki Tuncay Güney soruşturmasından haberimiz yok, bilgilendirilmedik” denildi). Her iki kurumdan da verilen yanıtta 2007’nin Haziran ayından, yani Ümraniye bombalarının bulunmasından önce “Ergenekon” isimli bir örgütün faaliyetine rastlanılmadığı belirtildi. “Ergenekon” davasının 41. duruşmasında mahkeme heyeti, “Ergenekon Terör Örgütü”nün varlığının ancak yargılama sonucunda açığa kavuşacağından hareketle, örgütün var olduğu yönündeki ifadeler yerine “iddia olunan” tabirinin kullanılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan girişimlerde bulunmasının istenmesine karar verdi.
Kaynakça:
Vikipedi ansiklopedi - 24 Ekim 2008
T.C.
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
BASIN AÇIKLAMASI
AÇIKLAMANIN TAM METNİ
14 Temmuz 2008
Kolluğa yapılan bir ihbar üzerine, 12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul
Ümraniye ilçesinde bir evde ele geçirilen patlayıcı maddeler (el
bombaları) sebebiyle başlatılan ve olaya müteakip yapılan
muhtelif operasyonlarda elde edilen belge ve delillere istinaden, genişletilerek
sürdürülen soruşturmanın, önemli bir bölümü tamamlanmıştır.
Bu soruşturmada görevli bulunan Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve
Cumhuriyet Savcılarından almış bulunduğum bilgileri
sizlere sunuyorum:
Soruşturma, 5271 sayılı CMK'nun 250 Maddesinde belirtilen suçlara
bakmakla görevli ve yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilinin görevlendirmesi
ve gözetiminde, aynı birimde görevli 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından
yapılmıştır.
Soruşturmanın tamamlanan bölümüne ilişkin olarak, soruşturmayı
yürüten 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenmiş
olup, yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğimiz tarafından
incelenerek onaylandıktan sonra diğer soruşturmalarda olduğu
gibi UYAP sistemi üzerinden otomatik olarak 14 Temmuz 2008 tarihi itibariyle,
İstanbu 13 numaralı Ağır Ceza Mahkemesine tevzî edilmiştir.
I Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyon ve bir kısmı tutuklu
şüphelilerle ilgili olarak soruşturma devam çimekte olup, soruşturma
tamamlandığında, ayrıca yasal gereği takdir
edilecektir.
Hir bölümü tamamlanan bu soruşturma ile ilgili olarak. Masın ve Yayın
organlarında ve kamu oyunda en fa/la eleştiri konusu olan hususlardan
biri do iddianamenin düzenlenmesinin bir yılı aşan bir süreyi
almasıdır.
Bu konuda görevli olup, iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcılarından
aldığımız bilgilere göre;
Soruşturmanın çok kapsamlı olması ve şüpheliler sayısının
fazlalığı, teknik ve fiziki takipler ve aramalarda elde edilen yüz
binlerce sayfa belge ve dokümanların yeni operasyonları gerektirmesi,
bunların incelenmesi ve tasnifi, elde edilen belgelerle ilgili olarak, yazışma
yapılan kurumlardan cevaplarının beklenmesi, özellikle yeni CMK
hükümleri gereğince, iddianamenin düzenlenmesi için, soruşturmaya
esas teşkil eden tüm delillerin toplanmasının gerekli olması,
bu belge ve delillerin değerlendirilmesinin uzun süreleri kapsaması
ve nihayet 441 klasör ekleri bulunan ve 2455 sayfadan oluşan bir
iddianamenin tanzimi ve yazılması gibi zorunlu sebeplerle, dava açılmasının
bu güne kadar uzadığı,
Ancak, bu süre içerisinde, gerek tutuklu şüphelilerin itiraz ve
talepleri gerekse Cumhuriyet Savcılarının resen başvuruları
sebebiyle tüm şüphelilerin tutukluluk hallerinin yetkili mahkemesi tarafından
en geç birer aylık sürelerle ve defalarca incelendiği ve şüphelilerin
tutukluluk hallerinin bugüne kadar sürdürülmesinin yetkili ve görevli
mahkeme kararlarına bağlandığı ifade edilmiştir.
iddianamenin tevzi edildiği mahkemesi tarafından kabulü veya iadesi
hususunda henüz karar verilmemiş, (CMK'nun 174-175) maddesi), tensibi yapılmamış
olması ve ayrıca yasal gizliliğin ve kısıtlama kararının
halen devam etmiş bulunması sebebiyle (kamu oyunun haklı
beklentisini karşılamak ve spekülasyonlara sebebiyet vermemek amacıyla)
aşağıda belirttiğimiz hususlar dışında bu aşamada,
iddianame ve dava ile ilgili ayrıntılı açıklama yapmamıza
yasal imkan bulunmamaktadır.
İddianamenin içeriğini ayrıntılı olarak öğrenebilmek
ancak ilgili mahkemesi tarafından iddianamenin kabulüne karar verilmesi
ile mümkün olabilecektir.
1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyon dışında kalan ve
yukarıda ifade edilen kapsamda soruşturması tamamlanan 48
tutuklu, 38 tutuksuz toplam 86 şüpheli hakkında:
Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek,
Silahlı terör örgütüne üye olmak,
Silahlı terör örgütüne yardım etmek,
Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak
veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs,
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı halkı isyana tahrik,
Patlayıcı madde bulundurmak, atmak, bu suçlara azmettirmek,
Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesine patlayıcı
madde atmak suçlarına azmettirmek,
Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek,
Kişisel verileri kaydetmek,
Askeri İtaatsizliğe teşvik,
Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik vb.
Suçlarından kamu davası açıldığı,
Ayrıca bu soruşturma sırasında şüpheli olarak
ifadeleri alınmış bulunan 3t kişi hakkında ise, Kamu Adına
Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
İddianamede yer alan ve yukarıda belirtilen suçlarla ilgili olarak
birkaç hususu açıklamayı gerekli buluyorum.
Haklarında dava açılan şüphelilerden her birine bu suçların
tamamının isnad edilmediği,
Ancak, 5237 sayılı T.C.K nın 220/5 maddesinde yer alan " Örgüt
yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan
dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır" hükmü
dikkate alınarak; örgütte yönetici olarak nitelendirilen şüphelilerin
tüm bu suçlardan da cezalandırılmalarının.
Yönetici konumunda olmayan diğer şüphelilerin ise, sadece
eylemlerine uyan suçların vasıf ve mahiyetlerine göre cezalandırılmalarının
talep edildiği
İddianamede ifade edilen TERÖR ÖRGÜTÜ, hepimizin bildiği anlamda
klasik BÖLÜCÜ VEYA İDEOLOJİK TERÖR örgütü değildir.
TERÖR tanımı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun I.
maddesinde yer almıştır. Bu maddede, bölücü ve ideolojik terör
örgütlerinin amaçlarını ifade eden tanımın şanında
"Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek,
temel hak ve hürriyetleri yok etmek. Devletin iç ve dış güvenliğini
ve kamu düzenini bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler
tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden
eylemlerde" Terör suçu olarak kabul edilmiştir.
Bu itibarla, iddianamede tavsif edilen Terör örgütü deyiminin bu bağlamda
dikkate alınması gerekmektedir.
Bu soruşturmanın başlatıldığı tarihten
itibaren, yazılı ve görsel basında, örneğine çok az
rastlanan bir yoğunlukta, soruşturmaya ilişkin bir kısmı
gizli olan belge ve bilgilerin yayınlanması suretiyle ve soruşturmanın
gizliliğini ihlâl edici nitelikte yayın ve yorumlar yapıldığı
görülmüştür.
Kamuoyunu bilgilendirme Basının elbette en başta gelen görevi
olup, bu aslî görevin yapılmamasını düşünmek kesinlikle
söz konusu olamaz.
Ancak, bu yayın ve yorumların çok büyük bir bölümünün, maalesef
gerçek dışı olduğunu ifade etmek isterim.
Bu yayınlar ciddi boyutlarda bilgi kirliliğine .sebebiyet vermiş
ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiş ve bilgilendirilmektedir.
Bir çoğu da doğru olmayan bilgiler çeşitli kişi ve
guruplar tarafından da yanlış yorumlandığı için,
kamuoyunda yanlış beklentilere yol açmakta, soruşturmanın
selâmetini, şüphelilerin özel yaşam ve temel hakkının
ihlal çimekle ve Yargı aleyhine de haksız ve ağır eleştirilere
sebebiyet vermekledir.
Değerli basınımızın ve kamuoyunun gerek devam eden soruşturma
safhasında gerek bundan sonraki yargılama safhasında yetkililerin
açıklamaları dışındaki bilgilere itibar etmemelerini,
soruşturma ve yargılama ile ilgili olarak gerek nassasiyeti göstermelerini
bekliyor ve rica ediyoruz.
14 Temmuz 2008
Aykut Cengiz ENGİN İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı
25 Mart 2009 - Ergenekon davasında 21'i tutuklu 56 sanık hakkında
hazırlanan 1909 sayfalık ikinci iddianame
Gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay